“Bir Millî Güvenlik Sorunuyla Karşı Karşıyayız”

“Bir Millî Güvenlik Sorunuyla Karşı Karşıyayız”
A- A+

İnönü Üniversitesi, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu nüfus krizini analiz etmek amacıyla “Türkiye’de Doğurganlık Çöküşü ile Mücadele” başlıklı bir çalıştay başlattı. Malatya Valisi Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ve Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Karabay’ın katıldığı açılışta, Türkiye’nin doğurganlık hızının 1,48’e gerilemesinin yaratacağı riskler vurgulandı. Etkinlik kapsamında demografik dönüşüm; sosyolojik, iktisadi ve biyolojik boyutlarıyla mercek altına alındı.

“Bir Millî Güvenlik Sorunuyla Karşı Karşıyayız”

Çalıştayın açılışında konuşan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, mevcut tablonun ciddiyetine şu sözlerle dikkat çekerek, "Dünyada olduğu gibi ülkemizde de derin bir demografik krizin eşiğinde bulunuyoruz. Bir ülkenin nüfusunu sürdürebilmesi için gerekli olan yenilenme eşiği 2,1 olarak tanımlanmaktadır. Oysa ülkemizde doğurganlık hızı 1,48'e inmiş durumdadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da sık sık ifade ettiği şekliyle bu durum, bu gidişat bir varoluşsal tehdit, bir felaket hatta bir millî güvenlik sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Genç nüfus avantajımızı kaybediyoruz. Nüfusumuz hızla yaşlanıyor. Tedbir almak için zamanımız daralıyor ve bu sürece seyirci kalma lüksümüz yok." dedi. 

“Aile ve Nüfus 10 yılı ilan edildi”

Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Karabay ise 2026-2035 döneminin 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' ilan edildiğini hatırlatarak, ailenin güçlendirilmesinin stratejik önceliğe sahip olduğunu ifade etti. 

Karabay, “Ailenin korunması ve güçlendirilmesiyle ilgili mücadelenin politikalarımızın merkezinde olacağını düşünüyorum. 2026-2035 dönemi 'Aile ve Nüfus 10 yılı' ilan edildi. Böyle bir konuda en büyük şansımız Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyu yıllar öncesinden işaret etmiş olmasıdır. Daha dünkü farklı bir alandaki konuşmasında bile yine bu konuyu konuşmasıdır. Dolayısıyla, değerli çalıştay katılımcılarının ortaya koyacakları sonuçlar en üst düzeyde takip edilecektir.” ifadelerini kullandı.

Malatya’nın İhyası ve Demografik Dönüşüm

Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremleri sonrası kentin imar sürecine değinerek başladığı konuşmasında, nüfus politikalarındaki tarihsel değişimi ve kreş ihtiyacını şu ifadelerle aktardı: "6 Şubat depremleri sonrası İlimizdeki imar ve inşa çalışmaları ile ilgili bilgiler vererek, biz Malatya’yı yeniden inşa ederken yalnızca depremin izlerini silmiyoruz aynı zamanda geleceğin Malatyasını kuruyoruz. Bugün burada özellikle vurgulamak istediğim bir diğer önemli konu ise demografik dönüşümdür. Türkiye, geçmişte 'nüfusumuz fazla' tartışmalarını yürütmüş; aile planlaması politikalarıyla nüfus artışını sınırlamaya çalışmıştır. Ancak geldiğimiz noktada artık tam tersine, nüfusun kendini yenileyemediği bir sürece girmiş bulunuyoruz. Bu durum yalnızca ülkemize özgü değil; küresel ölçekte yaşanan bir dönüşümün parçasıdır. Özellikle dijitalleşmenin etkisiyle birlikte aile yapısını hedef alan, bireyselliği ön plana çıkaran ve çocuk sahibi olmayı geri plana iten anlayışların yaygınlaştığını görüyoruz. Ailenin zayıflaması, doğurganlık oranlarının düşmesi ve genç nüfusun azalması, geleceğimizi doğrudan etkileyen stratejik bir meseledir."

“En Önemli Çözüm Önerisi Kreştir”

Vali Yavuz, somut çözüm önerilerini sıralarken erken çocukluk dönemi bakım hizmetlerine dikkat çekerek şöyle konuştu,  "Bu noktada açıkça ifade etmek isterim ki; en önemli çözüm alanlarından biri aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesidir. Somut bir örnek vermek gerekirse; bugün ülkemizin en önemli sorunlarından biri erken çocukluk dönemine yönelik bakım hizmetlerinin yetersizliğidir. Özellikle 0-3 yaş grubuna yönelik kreş ihtiyacı kritik bir seviyededir. Çalışan aileler çocuklarını güvenle bırakabilecekleri kurumsal yapılara erişimde ciddi zorluk yaşamaktadır. Bu nedenle, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız öncülüğünde, ülke genelinde 0-3 yaş grubuna yönelik yaygın, güvenli ve erişilebilir kreş sisteminin hızla kurulması gerektiğine inanıyorum. Bu adım, hem aileleri destekleyecek hem de çocuklarımızın sağlıklı bir gelişim süreci geçirmesine katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte, çalışan annelere yönelik izin sürelerinin artırılması önemli bir adımdır; ancak uzun vadede daha kapsayıcı çözümlere ihtiyaç duyulduğu açıktır. Gerekirse belirli bir süre boyunca devlet destekli ücretli izin modelleri de değerlendirilmelidir."

Vali Yavuz ayrıca mesleki eğitimin önemine vurgu yaparak, "Her bireyin üniversite mezunu olması gerektiği yönündeki yaklaşım, iş gücü piyasasında dengesizliklere yol açmaktadır. Nitekim sanayimizin en büyük sorunlarından biri ara eleman eksikliğidir. Bu nedenle mesleki ve teknik eğitimin yeniden güçlendirilmesi, gençlerimize istihdam odaklı fırsatlar sunulması büyük önem taşımaktadır," dedi.

İlk oturumda Türkiye’nin nüfus yapısı ele alındı

“Rakamlarla Türkiye” başlıklı birinci oturumun moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam yaptı.

Oturumda TÜİK Demografik İstatistikler Daire Başkanı Metin Aytaç, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Nüfus Yapısı ve Demografik Dönüşüm” başlıklı sunum gerçekleştirdi.

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç ise “Türkiye Cumhuriyeti’nde Nüfus Politikaları ve Nüfus Dinamikleri” konulu sunum yaptı.

Doğurganlık düşüşünün nedenleri konuşuldu

İkinci oturumun konusu “Doğurganlık Çöküşünün Nedenleri” oldu. Oturumun moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Selim Özkan üstlendi.

Manisa Celal Bayar Üniversitesinden Prof. Dr. Hakan Baydur “Sosyolojik ve Kültürel Dönüşüm”, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden Prof. Dr. Mücahit Eğri “Göç, Kentleşme ve Mekânsal Sınırlılıklar” başlıklı sunum yaptı.

Yıldız Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Murat Anıl Mercan “İktisadi Gelişmeler”, Karadeniz Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Sedat Bostan “Biyolojik, Tıbbi ve Çevresel Faktörler”, Başkent Üniversitesinden Prof. Dr. Ayşe Akın ise “Toplumsal Cinsiyet Rolleri, İş ve Yaşam Uyumsuzluğu” başlığında sunum gerçekleştirdi.

Muhtemel etkiler üçüncü oturumda değerlendirildi

Üçüncü oturumda “Doğurganlık Çöküşünün Muhtemel Etkileri” konusu ele alındı.

Oturumun moderatörlüğünü Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevziye Çetinkaya yaptı.

Ege Üniversitesinden Prof. Dr. Hatice Şahin “Sağlık Sektörüne Etkileri”, Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan “İktisadi ve Çalışma Hayatına Etkileri”, TÜSEB Türkiye Sağlık Politikaları Enstitüsünden Prof. Dr. Mehmet Enes Gökler ise “Doğurganlık Çöküşü ile Mücadele Örnekleri” konularında sunum yaptı.

28-30 Nisan tarihleri arasında “Demografik Gelecek Zirvesi ’26” kapsamında gerçekleştirilecek çalıştayın ilk gününde, Türkiye’nin demografik yapısı ve doğurganlık oranlarındaki düşüş değerlendirildi.

Tıp, sosyoloji, eğitim, ekonomi ve sosyal politika alanlarından politika yapıcılar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla devam eden çalıştay, 30 Nisan’da sona erecek.

Kubbedagi.com'da yayınlanan haberler kendi haber merkezi veya haber paylaşımı yaptığı müstakil diğer haber sitelerinin haberleridir. Bu nedenle Pütürge-Doğanyol Eğitim Vakfı kaynaklı haberlerin dışında diğer haberlerin alınıp başka sitelerde yayınlanmasına kesinlikle izin yoktur.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.
Çok okunanlar