Deprem Malatyalıların Psikolojisini Bozdu

Deprem Malatyalıların Psikolojisini Bozdu
A- A+
Reklam

 İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı'nda yapılan araştırma, 2023 Şubat depremlerinin Malatya'da yaşayan kişilerde anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu (PTSB) ve uyku bozukluğu sıklığını önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu.

Dr. Süleyman Albayrak'ın hazırladığı uzmanlık tezinde, deprem sonrası 6-9 ay içinde PTSB oranlarının yüksek olduğu tespit edildi. Katılımcıların yarısından fazlasında uyku bozukluğu görülürken, yarısına yakınında orta-şiddetli düzeyde anksiyete tespit edildi.

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı’ndan Dr. Süleyman Albayrak tarafından hazırlanan “2023 Şubat Depremi Sonrası Malatya İlinde Yaşayan Kişilerde Gelişen Anksiyete, Post Travmatik Stres Bozukluğu ve Uyku Bozukluğu Sıklığının Değerlendirilmesi” adlı uzmanlık tezinde, 2023 Şubat depremleri sonrası Malatya’da yaşayan bireylerde gelişen ruhsal hastalıkların sıklığı değerlendirildi. Çalışmada, depremzedeler arasında Posttravmatik Stres Bozukluğu (PTSB), anksiyete ve uyku bozukluğu oranlarının oldukça yüksek olduğu tespit edildi.

Araştırmanın sonuç bölümünde, dünya genelinde afet sayısının arttığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu ve doğal afetlerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı. Çalışmada, deprem sonrası 6 ila 9 aylık süreçte PTSB oranlarının yüksek olduğu, bireylerin yarısından fazlasında uyku bozukluğu tespit edildiği ifade edildi.

Dr. Albayrak, çalışmasında şu ifadelere yer verdi:
“Depremden önce gerekli önlemleri almak ve sonradan oluşabilecek olumsuz etkilerinden korunmak amacıyla yapılacak her çalışma yol gösterici olacaktır. Çalışmamızda, PTSB oranlarının yüksek olduğu ve popülasyonun yarısından fazlasının kötü uykuya sahip olduğu belirlenmiştir. Anksiyete açısından bakıldığında ise her iki kişiden birinde orta-şiddetli düzeyde anksiyete tespit edilmiştir.”

Kadınlar, Maddi Kaybı Olanlar ve Sosyal Destek Alamayanlar Risk Grubunda

Çalışmada, kadınlar, depremde yaralananlar, yakın kaybı olanlar, göçük altında kalanlar ve sosyal desteklerden faydalanamayan bireylerin ruhsal hastalıklara daha yatkın olduğu belirtildi. Ayrıca, sigara kullanımının da PTSB, anksiyete ve uyku bozukluğu ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu ifade edildi.

Araştırmada, deprem gibi büyük doğal afetlerden sonra psikolojik belirtilerin zaman içinde kendiliğinden kaybolabileceği iddia edilse de, uzun yıllar boyunca yüksek yaygınlık oranlarının devam ettiğine dair bilimsel çalışmaların bulunduğu kaydedildi.

“Psikolojik Destek Şart!”

Çalışmada, ruhsal hastalıkların yaygınlığının azaltılması için erken tanının önemine dikkat çekilirken, PTSB riski taşıyan bireylere yönelik psikiyatrik hizmetlerin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Dr. Albayrak’ın tezinde, "Afetlerin engellenemeyeceği ancak zararlarının en aza indirilebileceği, dolayısıyla risklerin azaltılması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği" ifadeleri dikkat çekti. Araştırmaya göre, psikolojik ve sosyal destek gruplarının oluşturulması, etkilenen bireyler için istihdam fırsatlarının yaratılması ve erken müdahale mekanizmalarının devreye sokulması, deprem sonrası ruhsal hastalıkların yayılmasını önleyebilir.

Kubbedagi.com'da yayınlanan haberler kendi haber merkezi veya haber paylaşımı yaptığı müstakil diğer haber sitelerinin haberleridir. Bu nedenle Pütürge-Doğanyol Eğitim Vakfı kaynaklı haberlerin dışında diğer haberlerin alınıp başka sitelerde yayınlanmasına kesinlikle izin yoktur.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.
Çok okunanlar